Ömerli Mahallesi yakınında yapılması planlanan kimyasal üretim tesisi için verilen ÇED Olumlu Raporu hakkında Bandırma Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü/ Eğitim İş Bandırma Başkanı Serdar Polat basın açıklaması yaptı. Platform temsilcileri, 90 bin ton kapasiteli asit üretimi ve yaklaşık 1850 metreküp depolama alanı içeren projeye ilişkin çevresel ve sağlık risklerine dikkat çekerek kamu kurumlarını şeffaflık çağrısında bulundu.
Platform adına yapılan açıklamada, basından öğrenilen ÇED olumlu kararının ardından askıya çıkarılan raporu incelemek için Ömerli Mahallesi'nin ziyaret edildiği ve köylülerle görüşüldüğü belirtildi. Köylülerin geçmişte köyden geçen derede balık avladıklarını ancak bugün derenin kirlilikle mücadele ettiğini ifade etmelerinin üzüntü yarattığı vurgulandı.
Açıklamada, proje sahibi şirketin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya da değinilerek şu sorular yöneltildi:
"Bandırma'nın havasına, suyuna ve toprağına sahip çıkmak mı spekülatif eylemdir? Bölgedeki çok sayıda fabrika varken kamu yararını gözeterek halkı bilgilendirmek mi spekülasyon sayılmaktadır?"
Platform temsilcileri ayrıca şirketin açıklamasının ÇED toplantısından önce yapılmış olmasının daha doğru olacağını belirterek, "ÇED toplantısına kimler katıldı? Toplantı tutanakları kamuoyu ile paylaşılacak mı?" sorularını yöneltti.
Projenin detayları
Evrensel Gazetesi'nde yer alan bilgilere göre yaklaşık 418 milyon TL yatırım bedeline sahip proje, 5 bin 669 metrekarelik bir alanı kapsıyor. Tesiste yıllık 40 bin ton potasyum sülfat ve yan ürün olarak 50 bin ton yüzde 31'lik hidroklorik asit üretimi planlanıyor. Mannheim fırınları kullanılacak üretim sürecinde potasyum klorür ve sülfürik asit kimyasal tepkimeye sokulacak.
Proje kapsamında inşaat aşamasında 150 kişi, işletme aşamasında ise 60 kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor. Tesisin günlük yaklaşık 300 metreküp suyu yeraltı kuyularından temin edeceği belirtiliyor.
"Kümülatif risk büyüyor"
Bandırma Demokrasi Platformu açıklamasında, tesis alanının Ömerli Mahallesi'ne yaklaşık 1.900 metre mesafede olduğuna dikkat çekilerek bölgede halihazırda kimyasal üretim ve depolama faaliyetlerinin bulunduğu ifade edildi.
Bitişik parsellerde alüminyum sülfat, sodyum bisülfat, hidroklorik asit ve PAC gibi kimyasalların üretim ve depolamasının yapıldığı belirtilen açıklamada, bölgedeki toplam kimyasal depolama kapasitesinin yaklaşık 50 bin metreküpe ulaşmasının olası bir endüstriyel kazada büyük risk oluşturabileceği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca tanker temizleme faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar, tehlikeli atık oluşumu, gürültü ve hava emisyonlarının da bölge için önemli çevresel riskler oluşturabileceği ifade edildi.
"İstihdam her şeyi meşru kılmaz"
Platform temsilcileri, istihdam gerekçesiyle çevre ve halk sağlığının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"İstihdam kelimesi kullanıldığında her şey mübah mı oluyor? Bandırmalı yurttaşların hastanelerde hangi hastalıklarla mücadele ettiğini ve bu hastalıkların giderek arttığını görmezden mi geleceğiz?"
Kurumlara şeffaflık çağrısı
Bandırma Demokrasi Platformu, ÇED olumlu raporunun askı sürecinde kamu kurumlarının sürece ilişkin detaylı bilgilendirme yapması gerektiğini belirterek raporda yer alan çevresel taahhütlerin nasıl uygulanacağının açıklanmasını talep etti.
Açıklamada ayrıca askı sürecinde rapora 30 gün içinde dava açılabileceği hatırlatılarak bireysel ve kurumsal itiraz yollarının açık olduğu ifade edildi.
Platform, sürecin takipçisi olacaklarını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bandırma halkının sağlığı, toprağımızın, suyumuzun ve havamızın korunması her şeyden önemlidir. Bu sorumluluğun farkında olarak hassasiyetimizi ve soru işaretlerimizi dile getirdik. Bundan sonraki süreçte yapılacak adımları ve görevini yerine getirmeyen kurumları Bandırma Demokrasi Platformu olarak yakından takip edeceğiz."
Türker Yeşil